Kadının toplumdaki yeri ve aile hayatı | Ege Bölgesi Merkezli Ağrılılarla ilgili haberler,Egedeki Ağrılılar - Ege Ağrı Haber Mustafa Metin Yardımcı
Ana Sayfa
Ana Sayfa >>Kadının toplumdaki yeri ve aile hayatı 09.12.2019 14:11

Kadının toplumdaki yeri ve aile hayatı

Koruyucu yasal düzenlemeler yanında, kazanılan ekonomik özgürlüğün başını çektiği bu değişim, kadına beraberinde elbette sosyal ve ekonomik alanlarda eşitlik, iş paylaşımı, güç ve sosyal statü kazandırmıştır.

Bundan dolayı da anne olmanın dışında; bir kadın, bir politikacı, bir sanatçı, bir aile reisi, bir statüsü yüksek meslek mensubu, bir bilim kadını vs. meydana getirmiş ve bunların nicelik ve niteliği de gün geçtikçe kadınlar lehinde artış göstermektedir.

Bu tür değişimler; hem kadının, hem de erkeğin kadına olan bakışını değiştirmiştir. Erkek açısından evinin içinde sürekli görmeye alıştığı, iş olarak annelik dışında farklı bir rolün biçilemediği, her zaman yumuşak, nazik, şefkatli, masum ve bunlarla sıklıkla bağdaştırıldığı gibi zayıf ve güçsüz kadın artık yavaş yavaş değişmeye başlamıştır. Bunun yanında anne olabildiği gibi, bir iş kadını da olabilen, şefkati, merhameti ve zerafeti yanında, hırs, ciddiyet, disiplin ve acımasız rekabet gücüne de sahip olabilen bir kadın görmektedir. 

Adı ne konulursa konulsun, bu sonuç her iki aktörün de hayatını çok olumlu yönde etkilememekte, hayatın ana faktörleri olarak kadın ve erkek birbirlerine karşı olan davranış tarz ve şekilleri konusunda ortak bir yol oluşturamamış, paylaşımın oran ve şartlarını belirleyememiş, kısacası hayatın sorumluluğunu paylaşma açısından karşılıklı destek son derece azalmıştır. Böylece ortaya tipik bir güven sorunu ve buna bağlı psikososyal sonuçlar çıkmıştır.

Vaziyet böyleyken ikili ilişkiler de bu tablodan nasibini almıştır. Kadınlar ve erkekler birbirlerine kuşku ile yaklaşmakta, birlikte yaşama ilişkin asgari standartlar oluşturamamakta, elmanın iki yarısı olması gereken taraflar, iki farklı kutup olarak birbirle-rine yaklaşamamaktadır.
Evlilik oranında düşüş, azalan doğurganlık, ayrılma oranındaki dramatik yükseliş ve en önemlisi de paylaşılan ortak değerlerimizdeki kayıp, özellikle parçalanmış aileler ve onların kader kurbanı sorunlu çocukları geleceğimizi tehdit eden büyük tehlikeler olarak karşımızda duruyor.  Bunlara ek olarak yalnız yaşayan bireylerdeki artış ve mutsuz kalabalıklar…
Durum böyleyken ben olaya farklı bir gözle bakıyorum. Aslında kadının tabiki özgürleşmesi kadın haklarının belli bir düzeyde olması, kadının toplum içinde hakettiği değeri görmesi gerektiğini düşünüyor ve savunuyorum da…
Ama ne var ki dünyayı kendi işletmesi olarak gören, bütün insanlığı sömürmek için var gücü ile çalışan küresel güçler, yaratılmış her bir varlıkta ne elde ederim, nasıl kar ederim, kendime nasıl hizmet ettiririm düşüncesindedirler. Kendile-rince kurdukları köle düzeninin en önemli enstürümanı da kadındır. Sözüm ona kadının özgürleşmesi, kendi ayakları üzerinde durabilmesi, toplum hayatı içerisinde aktif rol oynaması, erkeğin kölesi olmaktan kurtulması, eve hapsedilmemesi gibi pembe yalanların tamamı aslında ifşa ettikleri düzenin planlaması içerisinde bir parçadır.
 
Bugün yaşadığımız dünyayı, mevcut insan nüfusunu fazla gören insanın başta yaşam hakkı olmak üzere doğuştan sahip olduğu tüm hakları gözünü kırpmadan elinden alabilen emperyalist vahşilerden bahsediyorum.
Ben, şahsım olarak kadının çalışmasına karşı değilim, benim itirazım küresel sömürü sisteminin, kadını ailenin ve anne olma itibarına karşı bir köle olarak kullanmaya çalışmasıdır.
Kadına özgürlük diyorlar, özgürlük kadının ailesine hizmet etmeyip, tanımadığı insanlara hizmet etmesi midir?
Evinde eşine bir fincan kahve pişirmeyip, dışarıda tanımadığı erkeklere garsonluk yapması mıdır?

Kadın kendi ayakları üzerinde durmalıdır. Tabi ki doğru ama, aile müessesesinin en önemli faktörü olan kadının ailesini ayakta tutmaktan daha kutsal görevi var mıdır?
Kadın toplum içinde aktif olarak var olmalı diyorlar. Aile içerisinde annelik yapan, iyi bir eş olan kadının toplum içerisinde aktif olmasına engel olan nedir?
Toplum içerisinde var olmak kendi ayakları üzerinde durmak, aylık belli bir miktar maaş anlamına mı geliyor?
En son olarak da sormak isterim. Modern dünyada kadına özgürlük fikri geliştikçe neden sorunlar büyümeye devam ediyor acaba?

http://www.egeagrihaber.com/
*Her hakkı saklıdır. İzinsiz gösterilemez, çoğaltılamaz..
haberyazilimi.com - Copyright